Neden yeniden düzenlendi
Anayasa Mahkemesi'nin 15 Ocak 2026 tarihli kararıyla, elektronik tebligatın kapsamını, zorunluluğunu ve hukuki sonuçlarını idari düzenlemeyle belirleme yetkisi Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmişti; Mahkeme bu tür temel konuların ancak kanunla düzenlenebileceğine hükmetmişti.
1 Temmuz 2026 tarihli ve 33297 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7587 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 9. maddesi, bu boşluğu doldurmak için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 107/A maddesini doğrudan kanun metniyle yeniden yazdı.
Kapsam neredeyse tüm işverenleri içeriyor
Yeni düzenlemeye göre kurumlar vergisi mükellefleri, ticari, zirai ve mesleki kazançları dolayısıyla gerçek usulde vergilendirilen gelir vergisi mükellefleri, kollektif şirketler ile adi komandit şirketler elektronik tebligat sistemini kullanmak zorunda. Bu tanım, sermaye şirketi olsun olmasın hemen her aktif işvereni kapsıyor.
Ayrıca Özel Tüketim Vergisi Kanunu'na ekli (II) sayılı listedeki araçları ilk iktisap eden gerçek ve tüzel kişiler de zorunlu kapsama alındı. Kapsam dışında kalanlar talep etmeleri hâlinde sisteme gönüllü olarak dahil olabiliyor.
İki yeni çıkış hakkı: engellilik ve 65 yaş
Kanun, engellilik oranı yüzde 90 veya üzeri olan malul ve engellileri sistemi kullanma zorunluluğundan muaf tuttu. Ayrıca 65 yaşını doldurmuş kişilere, talep etmeleri hâlinde talep tarihleri esas alınarak elektronik tebligat sisteminden çıkma hakkı tanındı.
Tüzel kişiler ticaret sicil kaydının silinmesiyle, gerçek kişiler ise ölüm veya gaiplik kararıyla sistemden çıkarılıyor; zorunlu kapsamda olup bu haktan yararlanan gerçek kişiler, yükümlülüğün sona ermesinden beş takvim yılı sonra ve başka bir dahil olma nedeni yoksa çıkış talep edebiliyor.
İK ve bordro ekipleri için anlamı
Kurumlar vergisi mükellefi olan hemen her işveren için elektronik tebligat artık isteğe bağlı bir kolaylık değil, kanuni bir zorunluluk; vergi dairesi, SGK ve resmi kurumlardan gelecek pek çok yazışma bu kanaldan iletilecek.
İşyerlerinde 65 yaş üzeri şirket ortağı, temsilcisi veya işveren statüsünde çalışan varsa, bu kişilerin sistemden çıkış hakkını kullanıp kullanmayacağına karar vermesi ve İK/hukuk birimlerinin bu süreci takip etmesi gerekiyor.
İK ve hukuk departmanlarının elektronik tebligat adresini düzenli kontrol etmesi kritik önem taşıyor; çünkü fesih süreçleriyle bağlantılı vergi/prim incelemeleri, tebligatlar ve resmi yazışmalar da bu sistem üzerinden ulaşabiliyor.