Yüksek bağlılıktan 'sessiz katkıya'
Great Place to Work'ün raporuna göre şirketlerin yüzde 63'ü, çalışanların işlerini tamamlamak için gönüllü olarak fazladan çaba gösterme isteğinde bir düşüş gözlemliyor. Rapor bu eğilimi 'yüksek bağlılıktan sessiz katkıya geçiş' olarak tanımlıyor - çalışanlar işten tamamen kopmuyor, ama gönüllü fazla mesai ve inisiyatif azalıyor.
Buna karşın kapsayıcı çalışma ortamı kuran şirketler bu eğilimi kısmen tersine çevirebiliyor: kapsayıcılığı güçlü olan kurumlarda gönüllü katkı oranı yüzde 9 puan daha yüksek çıkıyor.
Kültürün asıl çarpanı: yönetici davranışı
Rapor, günlük çalışan deneyimini şekillendiren en güçlü tekil etkenin artık üst yönetim söylemi değil, doğrudan yöneticinin davranışı olduğunu vurguluyor - 'kültür çarpanı' olarak tanımlanan bu etki, güven, netlik, takdir ve kapsayıcılık gibi unsurların çalışana yöneticisi üzerinden ulaştığını gösteriyor.
Yapay zekaya erişimin artık kariyer beklentisinin standart bir parçası haline geldiğine de dikkat çekiliyor; ancak kurumların yalnızca yüzde 45'i çeşitlilik, eşitlik, kapsayıcılık ve aidiyet ilkelerinin kurumsal değerlere resmi olarak işlendiğini bildiriyor - söylem ile uygulama arasında hâlâ belirgin bir boşluk var.
Türkiye için anlamı
Türkiye'deki şirketler için bu bulgu, kültür ve bağlılık yatırımlarının üst yönetim iletişiminden çok, orta kademe yönetici eğitimine kaydırılması gerektiğine işaret ediyor. Yönetici koçluğu ve geri bildirim becerisi, klasik 'değerler' kampanyalarından daha doğrudan bir etki yaratıyor.
İK ekipleri için pratik adım, yıllık kültür anketine 'yöneticim beni güvende hissettiriyor' ve 'yöneticim takdir ediyor' gibi doğrudan sorular eklemek ve bu skorları yönetici performans değerlendirmesinin bir parçası haline getirmek olabilir.