Güven var, hazırlık yok
Hane halkı finansal planlama kararlarına dahil olan 1.000 ABD'li tam zamanlı, yarı zamanlı ve sözleşmeli çalışanla yapılan araştırmaya göre katılımcıların yüzde 89'u işveren aracılığıyla sunulan finansal danışmanlara güveniyor; buna rağmen yüzde 69'u rahat bir emeklilik geçirip geçiremeyeceğinden emin değil. Kendini emeklilik açısından 'yolun dışında' gören çalışan oranı ise 2025'teki yüzde 68'den 2026'da yüzde 72'ye yükseldi.
Katılımcıların yüzde 46'sı emeklilik için tasarruf yapmayı şu anda öncelik listesinin dışına koyduğunu veya buna gücünün yetmediğini söylüyor. 55 yaş ve üzerindeki çalışanların yüzde 41'i ise emeklilikte birincil gelir kaynağı olarak Sosyal Güvenlik'i (Social Security) bekliyor — emekliliğe bu denli yakın bir grupta kamu yardımına duyulan bu bağımlılık dikkat çekici.
Katılım engelleri belirsizlik ve maliyet
Emeklilik planlama kaynaklarına katılımın önündeki başlıca engeller şöyle sıralanıyor: yüzde 24'ü yatırım yapmaya yetecek kadar birikimi olmadığını düşünüyor, yüzde 24'ü danışmanların gerçekten değer katıp katmadığından emin değil, yüzde 20'si ücretlerden endişe ediyor, yüzde 19'u ise bir finansal uzmanın kendisine nasıl yardımcı olabileceğinden emin değil.
Buna rağmen rehberliğe olan ilgi gerçek: katılımcıların yüzde 62'si finansal uzmanlarla birebir görüşmeleri faydalı buluyor, yüzde 84'ü ise fırsat verilmesi halinde bir danışmanla çalışmayı değerlendireceğini söylüyor. Türkiye'deki İK ekipleri için çıkarım şu: emeklilik/yan haklar iletişimi tasarlarken asıl kaldıraç zaten yüksek olan danışmana güveni artırmak değil, erişim noktasındaki sürtünmeyi azaltmak ve değeri netleştirmek olmalı.